Gerçek Yapıt

    Sen benim toprağım, dağlarım, yaylalarım, ovalarım, denizlerim, göllerim, ırmaklarım, öçlerim, kaygılarım, mutluluklarım, ekmeğim, ocağım, özgürlüğüm, savaşlarım, barışlarım, askerlerim, yiğitlerim, Anadolu insanlarım…

    Sen; onların tezek ve toprak kokulu saçlarını okşayabiliyorsan nasırlı onarıcı ve yaratıcı ellerini öpebiliyorsan… Aşıkların seslerini duyabiliyorsan… Onlarla birlikte tebessüm edebiliyor, ağlayabiliyorsan ve düşünebiliyorsan…

    Sen; Bir çocuğun savaş yaralarını sarabiliyorsan…

    Sen; Afrikalı insanların açlığına sevgini katık edebiliyorsan…

    Sen; Yenidünyanın ak ışıklarında siyah derili kadının İnsan Evrensel Yasasına karşın, acı tebessümlerini gönlünce tutabiliyorsan…

    Sen; Hz. Mevlana’nın, Yunus Emre’nin tüm insanları çağıran sofrasına bağdaş kurup oturabiliyorsan…

    Sen; Zamansız bir yaşam savaşları içinde, çocukluğunu yaşamamış oyununu oynamamış çocuğun kirli yüzünü öpebiliyorsan…

    Sen; İnsan düş ve düşüncelerinin ufuklarını açan doğayı, insanları sevdiren, yaşamları zenginleştiren sanatçıları ayakta alkışlayabiliyorsan…

    Sen; Şehit kanları ile sulanan yüce Vatan topraklarına alın terini ve göz nurunu katabiliyorsan…

    Sen; Sana bağımsızlığı, özgürlüğü getiren Cumhuriyeti yaratan ilke ve devrimlerinde Türk insanlarına ve tüm insanlara erdemlikler, aşamalar, saygınlıklar, güvenceler, güçler, nurlu yarınlar getiren yönetici, yöneltici yüce insan ölümsüz ATATÜRK’ü herkes gibi anıyor ve kişiliğinde yaşatabiliyorsan…

    Sen; Tanrı’nın yapıtlarını insanları, yaratıkları ünlerden-etiketlerden öte olduğu gibi, doğduğu gibi sevebiliyorsan…

    Sen; Türkiye Cumhuriyetini her türlü saldırılardan eylemlerden, sapık yaban düşüncelerden, amaçlarını, canlarını, kanlarını siper edecek, koruyacak güçlü Türk Ordusu’nun yürüyüşünde, harbiye marşını dinliyor, komutanlarından Mehmetçiklere dek Türk insanının büyük bir coşkuyla sancak sancak ruhunda gönlünde dalgalandığını duyabiliyorsan…

    Sen; İnsanların yüceliği için uğraşılar, savaşlar veren Peygamberimizin öğütlerini bellemişsen…

    Sen; Seni sen yapan anana, babana yüce bir sevgiyle bağlıysan…

    Sen; Türk geleneklerine, konuk severliğine, insan severliğine uyuyabiliyorsan…

    Sen; Seni karanlıklardan aydınlığa çıkaran öğretmenlerinin, sana çok şeyler öğreten ustalarının ellerini öpebiliyorsan…

    Sen; Bilgilerini, yapıtlarını, kitaplarını milli bir bilincin ışığında ATATÜRK İLKELERİ doğrultusunda öğrencilere aktarabiliyorsan …

    İşte sen o kez…

    Tanrı’nın gerçek bir yapıtı olarak övünebilirsin…

ALINTI…

Kategoriler: Güncel Yazı